Altın akvaryum ( Bitkilerle İlgili Sorular ve Cevaplar )

                                                             Bitki Galerisi | Balık Galerisi | Kuş Galerisi | Video Galerisi

                    Genel                                                              Discus Özel                                        Labirentler

                    Malzemeler                                                Canlı Doğuranlar                          Diğer balıklar

                    Bitki Dünyası                                            Cichlidler                                           Amerikan Tetraları

                    Deniz Dünyası                                          Sazansıgiller                                     Omurgasızlar
 

Bitki Dünyası

Konu Başlıkları :

 • Akvaryumlarda Alg (Yosun) Sorunu • Bitki Seçiminde Uzman İpuçları • Bitkili akvaryum kurmak • Bitkili Akvaryumda Işıklandırma ve Diğer Gözlemlerim
• Bitkili Tanklarda Gübre • Güzel Akvaryum Bitkiler Nasıl Ucuza Yetiştirilir? Toprak Taban Örtüsü Nasıl Hazırlanır?

 

 • Akvaryumlarda Alg (Yosun) Sorunu



Akvaryumlarda çok çeşitli türlerde algler oluşur. Bildiğim türleri ve bunları kontrol altında tutma yöntemlerini açıklayacağım.

* Yeşil Nokta Yosunu(Green Spot Algea): Sert yeşil noktalar halindedir. Genellikle camlarda ve yavaş büyüyen bitkilerin yapraklarında görülür.

Buna ilk başta değiniyorum çünkü en yaygını budur ve buna karşı birşey yapamazsınız. Bunlardan bazılarını Anubias coffeefolia’mın yaşlı yaprakları üzerinde farkettim. Bunu kontrol etmek için bitkileri tekrar düzenledim ve anubiası çok ışık almayan biryere yerleştirdim. Bu, yeşil nokta alg oluşumunu azalttı.

* Saç Yosunu (Hair Algea): Uzun yeşil iplikçikler şeklindedir. 4 inch (10 cm) uzunluğunda olanlarla karşılaştım.

Bu yosun türüne sudaki fazla demir yol açar. Yüksek demir oranı fazla gübrelemenin sonucudur ama bazı su kaynakları (kuyu suyu) yüksek oranda demir içerir.

* Kırmızı Yosun (Red Algea): Siyah sakal yosunu (Black Beard Algea) olarak da bilinir. Birbirine yakın kısa saçlar halindedir. Koyu yeşil, siyah veya koyu kırmızı renklerinde görünür. Bitki yapraklarında ve bazen dekor ve substratın üzerinde büyür. Genellikle bitki yapraklarının kenarlarında büyür.

Bu tür yosun yüksek fosfat değerlerinde ortaya çıkar. Fosfatlar balık atıklarından ve fazla yemlemeden suya gelir. Bunlardan kurtulmanın en iyi yolu bitkilerin besinleri alglerden daha hızlı tüketmesini sağlamaktır. Yoğun bitkilendirilmiş tanklarda bu tür yosun genelde bitkiler tüm nitratı kullandığında ortaya çıkar. Bu bitki gelişimini durdurur ve fosfatın algler tarafından kullanılıp kendini geliştirmesine olanak verir. Bu durumda tanka ekstra nitrat ekleriz ve bitkinin büyümesi tekrar başlar ve sudaki fosfat bitene kadar devam eder, sonra alg ve bitki büyümesi durur veya yavaşlar.

Kullanılabilir nitrat seviyesine ulaşıldığında ( 5-10 ppm), bitkiler büyümeye ve fosfat tüketmeye devam edecekleri için, fosfatla beslenen algleri kontrol altında tutacaktır. SAE(siamese Algea Eater) türü balıklar bu tür yosunları yerler.

* Mavi-Yeşil Alg (Blue-Green Algea): Bu aslında siyanobakteridir. Mavi-Yeşil alg bakteri ve algin garip bir birleşiminden oluşur.

2 farklı durumda gözlemlenebilir:

*** Düşük nitrat durumlarında mavi-yeşil alg ortaya çıkar. Havadan nitrojeni direkt olarak kullanabilme yeteneğine sahiptir. Bu tür yosunu yüzeye yakın yerlerde ve filtre çıkış borusunun altında gördüm. Bu bölgelerde havadan nitrojen sağlayabilir. Suya 5-10 ppm arası nitrat ekleme sorunu genellikle çözer.

***Aynı zamanda düşük oksijen durumlarında ortaya çıkar. Böyle durumlarda su hareketini arttırmak çözüm sağlar.

Balıklar bu tür yosunları yemez, yukarıda belirtildiği gibi mavi-yeşil alg bir tür bakteridir. Çalışmalar gösterirki bu yosunlar zehirli bileşenler içerir, bu balıkların onları neden yemediğini gösterir. Son olarak; bu yosunlardan kurtulmak için antibiyotik kullanılmıştır ama antibiyotikler çok dikkatli kullanılmalıdırlar. Yaralı bakterilere zarar verilebilir.

* Yeşil Su: Bu suda yüzen bir tür yosundur, çok yüksek ışık ve yüksek besin değerlerinde karşımıza çıkar. Bundan kurtulmak ve suyu eski berraklığına kavuşturmak için çeşitli ilaçlar bulunur. Suyu temizlemek için çeşitli filtrelerde mevcuttur. Ama bunlar sounun kaynağını çözmez; fazla besin. Yüksek nitrat oranına sahipseniz ve bitki büyümesi bu nitratı yokedemeyecek kadar yavaşsa yeşil su oluşabilir. Bu; yeterince hızlı büyüen bitkiniz olmamasına veya bitkilerin yeterince CO2 alamamasınada bağlanabilir. Çok yüksek nitrat seviyeleri balıklarada zararlı olduğu gibi bitki büyümesini yavaşlatır, aslında bitkilerin ihtiyaç duyduğu CO2 miktarını arttırdığı için CO2 büyümeyi engeller.
 

• Bitki Seçiminde Uzman İpuçları

Akvaryum bitkilerindeki azımsanmayacak çeşitliliği gördüğümüzde, gözümüze güzel gelen her türden bir tane alma konusunda kendimizi tutamayız. Eğer siz de böyle yapıyorsanız, paranızı boşa harcıyorsunuz demektir.

Tankınızdaki bir düzine farklı türdeki bitki, sürekli birbirleri ile besin ve ışık konusunda mücadele edecek ve sonunda en güçlüler en büyük yeri kaplarken, diğerleri ölüme terk edilecektir. Bu yüzden kendimizi dizginlemeli ve ilk etapta sadece 3 türle başlamalıyız. Bu iç türden ikisi arka zemine dikilmek üzere ve bir tanesi de orta süsü olarak seçilmelidir.

Arka plana dikilecek iki bitkiden biri için tavsiyem Vallisneria ya da Saggitaria 'dır. Ancak her iki bitkiyi birden aynı tanka koymanızı tavsiye etmem.

İkinci arkazemin bitkisi olarak ise çalı görünümlü gür bitkileri tavsiye ederim. Bunlardan Hygrophila bakımı en kolay olanlarıdır. Fakat yine de Cabomba-Limnophila ve Ludwigia nın özellikle tropik akvaryumlar için çok daha dekoratif olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Bu öneriler aynı zamanda soğuk su akvaryumlarına başlayanlar için de aynen geçerlidir.

Üçüncü bitki olarak, ılık su akvaryumları için Cryptocoryne, Echinodorus ya da Aponogeton; soğuk su akvaryumları için Hottonia, Muphar ya da Ranunculus tavsiye edilir. Bahsettiğim tüm bu türlerin gerçekten de güzel görünüşlü olduğunu da belirteyim.

Sağlıklı bitkiler, dolgun, körpe ve canlı renklerde olurlar. Soluk ve yara almış bitkileri kesinlikle tercih etmeyin. Bir çok akvaryum bitkisi, suyun dışında aşırı kırılgandır ve dikkatli tutulmaları gerekir. Hiç bir zaman, bitkileri gövdelerinden tutarak sökmeye çalışmayın. En iyi yöntem, bitkiyi tabanı ile birlikte kaldırmaktır. Gelişimini tatamamlamış bitkilerdense, gelişmekte olan ve mümkün olduğunca fazla yaprağı bulunan bitkileri seçiniz.

Bitki satın alırken, kesilme yönetemiyle üretilenlerden saçak şeklinde sık köklü, ve gövdesindeki boğumlardan yeni filiz verenleri tercih edin. Bu şekilde bitkinin daha çabuk tutmasını sağlarsınız.

Özellikle taçlı bitkilerin, sağlıklı kökleri bulunmalıdır. Satın alırken mutlaka köklerin saçaklı, bitkinin ise dolgun olmasına dikkat edin.

Tüm akvaryum bitkileri arasında, yukarıda saydıklarım en sorunsuz ve çekici olanlarıdır. Sağlıklı bitkiler satın aldığınıza emin olursanız, güzel bir akvaryum kurma yolunda ilerliyorsunuz demektir.
 


• Bitkili akvaryum kurmak

Tank:

40’la  110 lt arası bir tank yeni başlayanlar için en uygun boyuttur. Daha küçük tanklarda kurulabilir ama daha fazla detaya dikkat etmeyi gerektirir. Daha büyük tanklar için daha fazla yer ve nakit ayırmanız gerekir. Eğer bu boyutların dışında kalan bir akvaryumunuz varsa endişelenmeyin onu da kullanabilirsiniz ama aşağıda verilen bilgilerin sizin tankınıza göre değiştirilmesi gerekebilir.

Mümkünse uzunluğu ykseklğinden büyük bir tank kullanınız. Uzun ince akvaryumlarda ve garip şekilli akvaryumlarda ışıklandırmada sorunlar yaşanabilmektedir, ayrıca bunların içlerinde çalışmakta zordur.

 

Diğer ekipman ve malzemeler:

 

  • Yeterli kalitede florasan aydınlatması 4 litre başına 1 watt olarak ayarlanmalıdır. Bu kurala bir istisnada 40 litrelik tanklarda vardır. Bu tank küçük ve sığ olduğundan 15 wattlık ve 1 yıldan az kullanılmış bir florasan gölgeye toleranslı bitkilerin gelişmesi için yeterli olacaktır. 110 litrelik yüksek bir tank haricinde diğer tanklar 2 tane tankın boyuna uyan florasanla aydınlatılabilir.  Mesela; 60 cm 20 wattlık 2 florasan 80 litreye yeterli gelecektir ve 90 cm 30 wattlık 2 florasan 110 litreye yeterli gelecektir. 110 litrelik bir tanka 3 tane 60cm 20 wattlık ampul yeerli gelecektir. Akvaryum kapakları genellikle tek veya çift florasan takılacak şekilde üretilirler. Siz tekli veya ikili florasandan istediğiniz kombinasyonu yapıp uygulayabilirsiniz.

Bazı iyi ampul markaları;

Pahalı olanlar: VitaLite Pennplax Ultra-Trilux Triton

Ucuz olanlar: GE Chroma 50 Phillips Ultralume 5000 Phillips Daylight

 

 

 

Tankın Kurulumu

 

Buradaki yönergeler eğer sizin musluk suyunuz aşağıdaki değerlerdeyse sizin için uygun olacaktır. Bu değerlere uymuyorsa bazı değişiklikler yapılması gerekebilir.

·        KH (karbonat sertliği): 3-8 KH arası  (test kitiyle ölçün yada akvaryumcunuza ölçmesi için rica edin.)

·        Fosfat: 5 mg/l altında ( test kitiyle ölçün yada su dağıtım şirketinin raporlarına başvurun)

·        Nitrat: 10mg/l altında ( test kitiyle ölçün yada su dağıtım şirketinin raporlarına başvurun)

 

Tankınızı sabit ve düzgün biryere yerleştirin. Desteğin üstünde en ufak bir çıkıntı akvaryumunuzun akıtmasına sebep olabilir. Zemin hakkında endişeleriniz varsa altına köpük strafor koyabilirsiniz Bu eğer metal bir sehpa kullanıyorsanız ısı izolasyonu bakımından önemlidir, strafor izolasyonu sağlayacaktır.

Daha ileri gitmeden, tankı suyla doldurunve 20 dakika bekleyip bir sızıntı olmadığına dair emin olun. Bu size sinir bozucu bir zaman kaybı gibi gelebilir çünkü çoğu tanklar su sızdırmaz. Ama eğer şans eseri böyle bir akvaryuma denk geldiyseniz ve sızıntıyı farketmeden akvaryumunuzu kurduysanız bu daha çok sinir bozucu olacaktır.

Termometreyi, filtreyi, ısıtıcıyı yerleştirin ama şimdilik fişlerini takmayın.Isıtıcınızı 24 dereceye ayarlayınız (eğer diskus gibi sıcak su isteyen yada japon balığı gibi soğuk su isteyen balığınız yoksa).

Çakıllarınızı akan suyun altında iyice temizleyiniz. Daha iyi yıkanmış bir çakıl akvaryuma koyulduğunda suyu daha az bulandıracaktır. Bir kovada lateriti bir miktar ıslak çakılın içine boşaltıp karıştırın. Karışını akvaryumun tabanına 2-3 cm olacak şekilde yayın.

Daha sonra bu substratı yüksekliği 8cm olacak şekilde çakılla kapatın. 40 litrelik bir tankta 5 cm yeterli olacaktır.

Dekorasyonda kütük veya kaya kullanmak istiyorsanız, yerleştirmek için tam zamanıdır.

Sonraki aşamamız tankın 3/4ünü su ile doldurmadır. Su 20 25 derece arasında olmalıdır. Kesin sıcaklığın çok önemi yoktur ama bitkilere zarar vermeyecek sınırlar içerisinde olması önemlidir. Tankı nasıl doldurduğunuz, suyunuzun sabah kalktığınızda kristal gibi olmasıyla 1-2 hafta sonra kristal berraklığına erişmesini etkileyen en büyük faktördür.

Bir tabak veya bir kap alın ve tabana yerleştirin. Yavaşça suyu bunun üzerine çok yavaşça boşaltın, ve tankınızı doldurmaya başlayın. Su kabın seviyesini aştığında hızınızı biraz arttırabilirsiniz. Bu dikkatlice yapıldığında suyunuzun son derece berrak olması gerekir. Eğer yeterince dikkat etmediyseniz su ilk birkaç gün bulanık olabilir telaş yapmayın, geçer.

 

Tankın 3/4ü dolduktan sonra bitkileri dikmenin zamanı gelmiş demektir:

İşte yeni başlayanlar için bazı bitkiler. Asteriksle (*) işaretli olanlar iyi besin tüketenlerdir.

 

Java Fern - Microsorum pteropus
Java Moss* - Vesicularia dubyana
Water Sprite* - Ceratopteris thalictroides
Water Wisteria* - Hygrophilla difformis
Small Leafed Hygro* - Hygrophilla polysperma
Giant Hygro*- one of several Hygrophilla sp
Willow Leaf Hygro* - Hygrophilla angustifolia
Valisneria or Tape Grass - Valisneria sp.
Sword plants - Echinodorus sp.
Rotala rotundifolia* -
Milfoil or Foxtail - Myriophyllum sp.
Ambulia - Limnophila sp.
Fuzzy Duck Weed - Salvinia sp.
Anubias barteri

 

Bu bitkilerin çoğu kolaylıkla bulunabilir. Sadece güzel göründükleri için bitki almayınız. Bazı akvaryumcular karasal bitkileride suda yaşar diye satmaktadırlar, tabi kısa süre sonra ölürler. Ayrıca çok sayıda çok çekici kırmızı bitkilerde bulunmaktadır. Bunlar genelde çok ışık ve bakım isteyen bitkilerdir ve listedeki bitkilere göre çok hassastırlar.

·        Anubias türü bitkilerin rizom bölgelerinin gömülmemesi büyük önem taşır.

·        Uzun gövdeli bitkiler genellikte köksüz olarak lastikle bağlanmış olarak satılırlar. Bunlar iyi koşullarda kısa sürede kök salarlar. Bunların yerlerinden çıkmalarını engellemek yanlarına küçük taşlar koyabilirsiniz. Başka bir yöntemde bunları su üstünde yüzer biçimde 1 hafta bırakarak köklenmelerini sağlamak ve sonra gömmektir.

·        Ceratopteris thalictroides ‘da aynı şekilde suda yüzer biçimde bekletilerek köklendirilmesi sağlanır.

·        Su mercimeği gibi su üstü bitkiler çok çabuk çoğalırlar. Bunların tank bakımlarında bir kısmını çıkartmanız gerekir. Suyun 1/3ünden fazlasını kaplamalarına izin vermeyin.

·        Java Moss gevşek bırakılabilir aynı zamanda kütüğe sabitlenebilir.

·        Java Fern substratin içine kök salarak pek büyüyemez, bunu da köke ya da kayaya bağlayabilirsiniz hatta 2 taşın arasına bile sıkıştırabilirsiniz.

 

Plastik kaplarıyla gelen bitkilerin kaplarından ayırılması gerekir.

 

 

Tank bitkilendirildi şimdi sıra sonuna kadar doldurmada!

 

Tank kapağın plastik çerçevesinin hemen üstüne gelecek kadar doldurulur. Bunun bazı nedenleri vardır. Eğer su seviyesi düşerse filtreden gelen su yüzeye doğru sıçrama yapabilir ve bu tankın içinde türbülansa neden olabilir. Bu suda çözünmüş CO2’nin uçmasına sebep olur. Havada daha uzun mesafe kateden ışık gücünü yitirir, dolayısıyla bitkilere ulaşan ışık daha az olur. Su seviyesinin florasanlara yakın olmasının istenmesinin sebebide budur. Çok iyi ışıklandırılmış bir tankta bu sorun yaratmayabilir ama orta dereceli aydınlatılan akvaryumlarda ışığı iyi kullanmak önemlidir.

Yapacağınız son iş artık ekipmanlarınızın fişlerini takmak, bu arada ışık zamanlayıcınızı da 12 saat açık 12 saat kapalı olacak şekilde ayarlayınız. Artık bu işin içine girdik!!

 

 

Balık eklemeden önce en az 1 hafta, önerim 2 hafta bekleyiniz.

İlk hafta alg yiyen bir balık ekleyebilirsiniz. Favorilerim en az 3lü gruplar halinde yaşayan Otocinclus ve SAE’ler (Siamese Algea Eater). 40 litreden küçük tanklar için SAE büyüyünce sorun yaratabilir. SAE bulamazsanız Ancistrus sp. Veya Peckoltia sp. ‘de alabilirsiniz. Çeşitli karideslerde iyi alg yiyicileridir ve izlemek zevklidir fakat balıklara yem olabilirler.

Alg yiyicilerinizi 2 hafta içerisinde beslemeyiniz, onların işleri oluşan algleri yemek. Eğer siz onları beslerseniz hayat onlara kolay gelir ve işlerini yapmazlar!

İlk ayın sonunda bitkileriniz artık oturmuş ve gelişmektedirler. Alg yiyiciler işlerini hala yapmaktadırlar ama yinede camları temizlemek zorunda kalırsınız. Bu zamanda tankınızın ev sahiplerini artık tamamen yerleştirebilir ve rutin bakım işlemlerine başlayabilirsiniz.

Tankınızı gereğinden fazla balık çeşidiyle doldurarak tuzağa düşmeyin. 40lt bir tankta 3-4 tür fazlasıyla yeterlidir. 80-100 lt’de birkaç tür daha ekleyebilirsiniz.Balık türleri çift olarak yerleştirilirlerse daha doğal davranış sergilerler aynı Nuhun gemisindeki gibi (2 ondan 2 bundan).

Size kişisel önerim tek bir coğrafyaya ait balıklara bakmanız. Tabiki bu sadece benim kişisel önerim ama birbiriyle uyumlu türler seçildikten sonra farklı kıtalardan gelmişler onlar için farketmez. Sadece sizin istediğiniz coğrafi ortamınızı kurmak istiyorsanız o bölgenin bitkilerini seçebilirsiniz.

Eğer mümkünse su yüzeyine yakın yaşayan bir tür, orta kısımda yaşayan bir tür ve dipte yaşayan bir tür olmak üzere bir kombinasyon yapabilirsiniz. Sürü balıkları alırken bunlardan en az 3- 5 tane alın ki doğal hareketlerini sergileyebilsinler. 12 yada daha fazlası gerçek sürü hareketlerini izlemenize olanak sağlar.

Eğer iyi bir akuvarist tanıdığınız yoksa kavgacı balıklardan uzak durunuz. Eğer böyle bir tanıdığınız varsa size ona göre bir kombinasyon hazırlayacaktır ve sorun olmayacaktır aksi halde büyük sorunlar yaşayabilirsiniz. Çok sayıda güzel, ilginç, uyumlu ve size sorun çıkartmayacak balık türü vardır. Ayrıca bitki yiyici balıklardan uzak durunuz!

Kaç türden kaç balık koyacağınıza karar verdikten sonra balıkları azar azar ekleyin. Bir türü bir hafta, diğer türü öteki hafta olacak şekilde. Bu iyi bakterilerin biyolojik yükünüzü karşılayabilecek şekilde çoğalmasına imkan verecektir.

 

 

• Bitkili Akvaryumda Işıklandırma ve Diğer Gözlemlerim



Akvaryumlarımızda çok çeşitli ışık kaynakları kullanmaktayız. Bunlar arasında tungsten telli standart ampüller, florasanlar, enerji tasarruflu ampüller, metal halide lambalar, halojen lambalar vardır. Standart ampüller ve halojen lambalar enerji tüketimlerine oranla oldukça düşük düzeyde ışık verirler. Florasan, enerji tasarruflu ampüller ve metal halide lambalar ise tükettikleri enerjiye oranla diğer lambalara göre çok daha fazla aydınlatma gücü sağlarlar. Yani mevcut enerjiyi daha ekonomik kullanırlar. Standart lambalar sarı ışık vermelerine rağmen çok geniş bir tayfta ışıma yaparak birçok Kelvin düzeyinde ışık verirler. Aslında bu bizim bitkilerimiz için gerekli olan şeydir. Bitkilerimize verdiğimiz ışığın tayfı ne kadar geniş aralıktaysa o oranda ışıktan faydalanabilirler. Ancak biz bu tungsten telli lambaları yüksek enerji tüketimi ve düşük ışık verimleri nedeniyle tercih etmeyiz. Işık konusunda bilmemiz gereken bir kaç tane terim vardır. Kelvin; ışık ışınlarının dalga boylarına göre gözümüzün algılayabildiği renklerini tarif eder bize yani lambanın Kelvinini, verdiği ışığın tayf aralığıdır, rengidir. Örneğin 2800 K sarı gün ışığı rengini verirken, 5000 Kelvin beyaz, 10000 k ise tam beyaz bir renk verir. Birçok akvaryum sitesinde bahsedildiği gibi litrre başına watt hesabı yapılmaz. Yapılmasıda mantıksızdır. Zira akvaryum yüksekliği, su yüzeyi alanı, suyun rengi ve yoğunluğuna bağlı ışığın kırılma indisi, lambanın verimi ve lümeni farklı değerler gösterir. Bu durmda öğrenmemiz gereken en önemli 2. birim Lümen dir. Lümen; ışığın birim alana düşürdüğü ışık ışını sayısı, aydınlatma gücü, ışık gücüdür. Yani bizim watt hesabı yerine Lümen hesabı yapmamız gerekir. Şu andan sonra benim bunu keşfettiğim ilk zamanlarda olduğu gibi sizde benim gibi gittiğiniz tüm marketlerde elinize geçen tüm florasan ve enerji tasarruflu lambaların lümelerini kontrol edeceksiniz sanıyorum. Aklınızın köşesinde kalması açısından 18 wattlık B grubu bir florasan 1050 lümen ışık verirken A grubu olanı 1350 lümen ışık vermektedir. Bizim burada dikkat edeceğimiz kalite ve verim faktörü olan unsur lümenin yüksekliğidir. Birçoğumuzun grolüx olarak aldığı kaliteli akvaryum malzemeleri üreticisi olan markalarının florasanların bazıları ise 550 lümendir (18 watta). Ben 1050 lümeni az bulup 1350 lümenlikleri alırken umarım sizler gidipte 550 lümenlik grolüxleri almazsınız.


35(g) x 50(y) x 80(u), toplam hacim 120 litre civarında bir akvaryumum var. 3 adet florasan kullanıyorum. 2 adet 2700 kelvin 18 watt 1350 lümen osram 827 (27, bize 2700 K bir floya sahip olduğumuzu söylüyor) ve bir adette hem kırmızı tayfta, hemde beyaz tayfta ışık veren 1 grolüx. Bu iki floyu seçmemin nedenlerine gelince; 2700-2800 K lambalar 4000-5000-6000 ve 10.000 K lambalara göre çok daha az alg oluşumuna neden oluyorlar. Osramın 1350 lümenlik 2700 K lik florasanları hem daha az yosun oluşumuna neden oluyorlar hemde 18 wattlık bir florasanın verebileceği en yüksek ışığı veriyorlar. K ve alg oluşumu konusuna kısaca değinmek gerekirse 2800 K ' in üzerindeki ışık rengi K yükseldikçe alg oluşumunu arttırıyor. Özellikle Mavi grolüxler tam bir alg fabrikası konumundadır. 5000,6000 ve 10000 K ' lik Beyaz ve gerçek beyaz florasanlar ise sakal yosununu ve yeşil yosunu oldukça teşvik eder.2700 K lik lambalarda da yosun oluşmasına rağmen bu değerlerine göre %60 - %70 oranında daha azdır. Hem kırmızı hemde beyaz tayfta salınım yapan grolüx'ü tercih etme nedenine gelince; bitkilerdeki renk pigmentleri sadece kloroplast değildir. Yani sadecetek ve birbirine yakın renklerdeki ışıklardan değil çok değişik renklerdeki ışıklardan fotosentez'i gerçekleştirirler. Birçok bitki günışığı rengi olan 2700 K ışıktan ihtiyacı olan fotosentez miktarının %60 - %70 ini gerçekleştirebilir. Ancak az sayıda da olsa bitki hücrelerinde bulunan diğer pigmentlerde fotosenteze katkıda bulunur. Bu nedenle bizim bu tayflarda (Kelvinlerde) de ışık kaynaklarını akvaryumumuzda kullanmamız oldukça makuldur. Akvaryumunuzda ışıklandırmaya en çok florasandan değil en az florasandan başlamanız mantıklı olacaktır. Zira çok kuvvetli bir ışıklandırma 1 hafta içerisinde akvaryumunuza alg banyosu yaptırabilir. Bu nedenle işe ilk başta 2700 K bir florasan ile başlayıp alg alg durumuna göre florasan sayısını arttırmak mantıklı olacaktır. Litre hesabına göre kabataslak bir gözlem olarak her 60 litre için 1350 lümen idealdir. Biraz daha fazlası 2700 K bile olsa fayda etmez. Bitkilerinizin hızlıca büyüyerek yosunla kaplanmasındansa daha yavaş bir büyümeyi tercih etmelisiniz sanıyorum.

Mh lambalar çalıştırıldıktan bir süre sonra normal ışık verirler bu arada ısıları watına göre 100 ila 300-400 derece arasında bir değere ulaşırlar.Bu andan sonra bu lambayı söndürdüğünüz an tekrar yakabilmeniz için en azından 15-20 dk. beklemelisiniz aksi halde ateşleyiciniz büyük bir gürültü ile patlayacaktır.Buna emin olabilirsiniz.

Ayrıca lamba önünde minimum 50-70 cm arasında canlı bulundurmamaya özen gösterin çünki bu lambalar güneş ışığını çok güzel taklit ettiklerinden güneş yanığı olayı çok görülen bir durumdur.

En önemli unsur lambaya direkt olarak 15-20 saniyeden fazla çıplak göz ile bakmayınız buda gözlerinizde yırtılmalara açacaktır.ışığa Bakarken bir güneş gözlüğü takmanızı tavsiye ederim.Projeksiyon işi ile uğraşan bir hobici arkadaşım bu yüzden ameliyat bile oldu.Elinizi 5 dk önünde tutarsanız elinizin bir anda yanmaya basladığını sanki güneşte kalmış bir hal aldığını göreceksiniz.

Uzun süreli temaslarda cilt kanserine kadar giden yan etkileri vardır.

Bu noktaları göz önüne alarak illede mh kullanmak isterseniz lütfen dikkatli olunuz ısıdan tankınızı koruyunuz.Lamba sıcakken tekrar çalıştırmayınız.

Maliyet
Mh Lamba = Philipsler 45 ile 60 ytl arasında değişir.75-400 w aralığı bulunur.( Osram markada tavsiye ederim)
Ateşleyici + Balastı = 45 Ytl ile 55 ytl arasındadır.Ayrıca elektronik olarak yapılmışlarıda vardır 100-250 ytl arasındadır ancak sağlam değildirler.
Duy = 5- 7 ytl civarındadır.
Reflektor = 5 ytl civarında.
Toplamda= 120 ytl gibi bir rakam çıkar ancak memnun kalmassınız gibi geliyor bana.

Bunların dışında ufak tefek bir kaç konuya daha değinmek istiyorum. Bitkili akvaryumlarda demir eksikliğini gidermek için (bitki büyümesinde nitrattan sonra demir en önemli elementtir.) tablet gübre ve sıvı gübre kullanın. Gübre konusuna gelince; fazla gübre verirseniz bitkilerinizin yapraklarında delinmeler görürsünüz buda bitkinizin gübreden dolayı yandığını gösterir. Gübre alırken dikkat etmeniz gereken en önemli unsur fosfatdır. Demir içeriği ne kadar çok fosfat ne kadar az ise o kadar iyidir. Zira çoğu yemde fosfat zaten bol miktarda vardır. Fosfat alg oluşumunu teşvik eder ve arttırır. Bu nedenle uzak durun. Mesela ben önemli ve iyi birkaç markanın gübrelerini bu nedenle kullanmıyorum.

Bazı sitelerde bitkilerin alındıktan sonra köklerinin budanması gerektiği yazar,"bu sayede bitki daha iyi adapte oluyormuş” ; bu tamamen yalan ve yanlıştır. Bitkilerinen önemli kısımlarından birisi olan kökleri budadığınızda köklerin ucundaki büyüme bölgelerinide budarsınız. Buda kök gelişimini ve dolayısıyla bitki gelişimini olumsuz etkiler.(Ziraat Müh. olduğumdan biliyorum) Zaten yeni bir akvaryuma girerek strese giren bitki birde köklerinin bir kısmını kaybettiğinde odukça vahim sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. En basitinden kökü kesilen budanan bitki yani filiz vermek yerine kök sistemini tamir etmeye çalışacaktır. Geçenlerde anubias alacaktım 4 - 5 yapraklı ama köksüz (gerçekten kökleri yok gibiydi) olanın yerine tek yapraklı (yaprağında yarısının olmadığını gördüm) ancak kök sistemi sağlam olan anubias beni yanıltmadı ve 2. yaprağını da haftasında çıkarttı. Heleki sert yapraklı ve köklü türlerin ayları bulan kök oluşumunu düşündüğünüzde kök budamanın ne kadar mantıksız olduğuna siz karar verin.

Tüplü CO2 kullanımı yerine mayalı sistemi kullanmak hem ucuz hemde daha avantajlı oldu benim için. Özellikle başta kesinlikle difüzör kullanın bitkilerin alışıp gelişmesinde CO2'nin önemi büyük fakat artık bitkiler oturduktan sonra bitkinin hızlı büyümesi sizin için dezavantaj oluyor, budamalar 1 sene geçtikten sonra can sıkıyor. Başta tüp alırsanız daha hızlı geliştirirsiniz, daha sonra vanası devamlı kısık halde çalışacak, büyük tüp ve sistemi çok yer kaplayacaktır, vananın kaçırması gibi şeyler düşük ihtimal de olsa hep korku verir. Onun yerine başta kurarken 2 ya da 3 (ben 1 kullandım) şişe ile fermantasyon yaptırırsanız önce iyice geliştirirsiniz, sonra istediğiniz hale geldiklerinde 1 adede düşürerek rahat rahat bakımını yaparsınız. Zaten bitkinin yanına pek çok balık koyuyoruz, onlar da az miktar da olsa suya eriyik karbondioksit bırakıyor. Bir an önce olsun isterseniz tüpün çok faydası vardır ancak bitkiler balık gibi değildir, zaman sıkıntınız yoksa bakım için ihtiyaçlarını fazlaca vermek durumunda değilsiniz, bitkilerin sinir sistemi olmadığı için acı, açlık vb. hissetmezler. Karbondioksiti az verdiğinizde veya budarken bitkiyi kestiğinizde üzülmenize gerek yok.

CO2 nin suda çözülmesi ile ilgili olarak her sıcaklıkta suda çözülebilecek bir sınır vardır. Sağlıklı akvaryumlarda akvarumunuzda olması gereken max co2 25 ppm civarındadır. Her ne kadar co2 nin suda çözülmesi sıcaklıkla orantılı isede biz co2 nin akvaryum suyunda en iyi şekilde çözüldüğünden emin olmalıyız. Bu nedenle co2 nizin çıkışını bir iç filtrenin hava girişine vermeniz yeterli olacaktır.

Bir de şöyle bir şey var, bitkilerde minimum kuralı vardır. Bitkide büyümeyi sağlayan demir, ışık, gübre, CO2 ve daha pek çok şey vardır. Örneğin ışığınız yetersiz diye bitkiler büyümüyorsa siz istediğiniz kadar karbondioksit verin CO2 artımından kaynaklanan bir mm daha fazla büyüme olmaz, ya da çok kuvetli ışıkta karbondioksit vermezseniz o zaman yine ışık artması nedeniyle büyüme olmaz, ancak havadaki karbondioksit çözülmesiyle minik miktar büyüme olur. O yüzden sadece CO2'ye değil ışığa ve diğer elementlere de dikkat etmelisiniz. Diyeceksiniz ki her şey muhteşem olursa sınırlayan ne olur? Acaba bitkimiz bir gecede Jack'in fasülye ağacı gibi göğe yüksele bilir mi? Her bitkinin belirli bir maksimum büyüme hızı vardır, bu da o bitkilerin enzimlerinin hızıyla alakalıdır, bir nevi genetiktir.

Taban malzemesi olarak size önerebileceğim en iyi ve ucuz materyal dere kumudur. 3-4 mm kalınlığında dere kumu yıllar boyunca akvarumunuza mineral takviyesi yapacaktır. Hemde su değerlerinde değişime neden olmayacaktır. Bazı akvaryum üreticisi markaların taban gübresi yada taban kumu olarak piyasaya sürdükleri materyaller uzun süreli bir destekden ziyade sadece bir kaç ay boyunca bitkilernizi destekler. Buna da gerek yoktur zira bitkili akvaryumların kurulumu en az bir yılda tamamlanır gelişmeleri ise yıllar alır. İlk bir kaç ayda lowtech olan akvaryumunuzun aşırı besine değil oturmuş bir biyolojik sisteme daha fazla ihtiyacı vardır. İlk zamanlarda oluşması muhtemel alg sorununu çözmek için yapacağınız su değişimleri tabandaki materyalin suya verdiği besinlerin sudan uzaklaşmasına neden olacak verdiğiniz onca para boşa gidecektir. Zaten daha sonra bir işe yaramayacağı için ben tavsiye etmiyorum.
 


• Bitkili Tanklarda Gübre



Bitkiler büyürken suda bulunan besinleri kullanır. Bu besinler; iki kategoriye ayrılır: Makro-besinler ve Mikro-besinler. Bitkilerin büyük miktarlarda ihtiyaç duyduğu besin türü Makro-Besinler, az miktarda ihtiyaç duyduğu ise Mikro-Besinlerdir. Mikro-Besinler eser elementler olarak da bilinir.

Bitkilerin ihtiyaçlarıyla ilgili birkaç dipnot: Makro ve Mikro besinler eklendiğinde bitkiler bitkiler bunları kullanmak için CO2’ye ve ışığa ihtiyaç duyacaktır. Aslında CO2 ve ışık bu besinlerden daha önemlidir. Yeterli ışık alamayan bitkiler kahverengiye dönüşecek ve ölecektir, burada verilen besinler bitkiye yardımcı olamayacaktır. Yeni başlayıp canlı bitki ekleyenlerin çoğu, bitkilerin gelişimini hızlandırmak için bazı gübreler kullanmaya kalkışır çünkü bu akvaryuma daha fazla ışık vermekten daha kolaydır. Bu hatayı tekrar etmeyin, böyle yaparak sadece alg oluşumunu körüklersiniz.

Gübrelere dönersek,
 MAKRO-BESİNLER
Makrobesinler Nitrojen, Fosfor ve Potasyum’dan oluşur. Bu besinlerin hepsi bitkilerin gelişimi için gereklidir. Kurulu bir akvaryumda balık yemleri ve atıkları bu besinlerden bazılarını sağlar.

Bilmeniz gerekir ki balıklar atık olarak amonyak üretir, akvaryumumuzdaki yararlı bakteriler amonyağı nitrite ve başka bir yararlı bakteri ise nitriti nitrata çevirir. İşte bütün bunlar (amonyak, nitrit,nitrat) Nitrojen içerir ve bitkiler tarafından kullanılabilir. Çoğu bitkisisz veya az bitkili akvaryumlarda nitrat seviyesi yavaşça artacak ve akuvaristin uygun miktarda su değişimi yapması gerekecektir. 20ppm’den daha yüksek nitrat seviyeleri balıklara zararlı olacaktır.

Yoğun olarak hızlı büyüyen bitkilerle bitkilendirilmiş tankta, bitkilerin bütün nitrojeni tüketmesi olasıdır. Bu durumda suya nitrat eklenmesi bitkilerin mutlu bir şekilde büyümelerini sürdürmesini sağlayacaktır.

İyi ışıklandırılmış tanklarda fazla fosfor (fosfat) alg sorunlarına yol açabilir, o yüzden fosfat fazladan eklenmemelidir. Çoğu balık yeminde zaten yeterince fosfat bulunur ve bitkiler bunu kullanabilir.

Potasyum önemli bir makrobesindir ve akvaryumda az miktarda bulunur. Potasyum, yemlerde ve atıklarda nitrojen ve fosfora göre daha az bulunur. Yani suya potasyum eklemek iyi bir fikirdir.

Potasyum içeren birçok ticari ürün bulunur, ayrıca bahçe malzemesi satan marketlerden potasyum sülfat (K2SO4) veya potasyum klorür (KCl) satın alınarak kullanılabilir. Son birkaç aydır suya potasyum eklemesi yaptım ve bitkilerin sağlığı ve büyümeleri harikaydı.

MİKRO-BESİNLER
Ana mikrobesinler; bor, kalsiyum, klor, bakır, demir,magnezyum, mangan, molibdenyum, sülfür, çinkodur. Bu besinler musluk suyunda az miktarlarda bulunur. Yavaş büyüme durumlarında eklenmeleri gerekmez ama hızlı büyüme durumlarında bu besinler hızla tüketilecek ve bitkiler bunlara ihtiyaç duyacaktır. Mikrobesinler için çok sayıda ticari ürün bulunur.

SUBSTRAT GÜBRELER
Bu tür gübrelerin sıvı gübrelere göre iyi yanı; sadece bitkilerin kökleri tarafından kullanılabilmeleridir, çünkü algler kökleri olmadığı için bu gübreden faydalanamaz ve üreyemez.

Substrat gübreler farklı şekillerde karşımıza çıkar;
* Laterit olarak bilinen toz halinde bulunur ve kumun altına karıştırılır. Bitkilerin kullanması için demir içerir. Çok fazla kullanmak ve kumun üst yüzeyine koymak demirin suya karışmasına ve alg patlamasına yol açar.
* Başka bir tür gübre de tablet veya çubuklar halinde satılır.Bunlardan bazıları demir bazıları makrobesinler içerir.

SIVI GÜBRELER
Sıvı gübreler besin açısından bitkiler için önemlidir. Çoğu su bitkisi sudan besinleri alıp kullanmak için özel olarak gelişmiştir. Bazı bitkiler tabana kök salmaz, sadece sudan besin alırlar. Çoğu sıvı gübrenin sık sık ve normal olarak günlük veta haftalık olarak eklenmesi önerilir.

Akvaryumlar için çok çeşitli sıvı gübreler mevcuttur, bunların çoğu mikrobesinler içerenlerdir.Bazı sıvı gübreler potasyum eklemek için uygunudur.
 

• Güzel Akvaryum Bitkiler Nasıl Ucuza Yetiştirilir?

Toprak Taban Örtüsü Nasıl Hazırlanır?

Karbondioksit(co2),potasyum(K),magnezyum(Mg) ve kalsiyumu(Ca) sudan alırlar. Aynı zamanda azot(N),fosfor(P),kükürt(S) ve diğer birkaç eser elementi (demir,bakır,mangan,çinko vs.) hem sudan hem de kökleriyle kumdan alırlar.

Fosfat ve demirin kum tarafından tutulması bu kaynakların algler tarafından kullanılmasını önler. Bu ciddi alg problemleri yaşamaksızın güzel bitkiler yetiştirmenin sırrıdır. Aslında, akvaryum bitkileri besinlerini kumdan aldıklarında çok çok daha iyi gelişirler.

Demiri herhangi bir taban kumundan alabilmeniz için,az miktarda peat gibi organik madde eklenmiş kil,toprak veya demir içeren bir kum kullanmanız gerekir. Organik materyal çözülemeyen demiri çözülebilir hale getiren anaerobik bakteriler için besin kaynağı olraka görev yapar. Aynı zamanda iyi bir şelatör(yapıştırıcı) olan ve demir+2 gibi pozitif yüklü iyonlara kilitlenebilen, onların suda eriyebilmesini sağlayan “hümik asit” salınımı da yapar. Hümik asit aynı zamanda akvaryum Ph ınızı belirli bir değerde tutmanıza yarayan iyi bir tampondur. Öte yandan hümik asit co2 ve co3(karbonat)sertliğini ölçen birçok test kiti için göstergedir. Bu metod bize uygun co2 ve co3 sertliğine,testlere gerek olmaksızın ulaşmamızı sağlar.

Taban Örtüsü
İşte benim için oldukça işe yarayan bir taban örtüsü dizilimi:
En alt tabaka: Demirce zengin kil,mikronize demir veya alt toprak. Bu karışım istenirse kumla da karıştırılabilir. Yaklaşık ağırlıkça %2 oranında mikronize demir uygun olacaktır. İronit gibi demir sülfat içeren demir zenginleştiriciler bu iş için uygun değildir. Çömlek hamurunu,pudra kıvamında olmadığı sürece diğer materyallerle karıştırmak zordur bu yüzden ufak parçalara ayırın ve çorba kıvamına gelinceye kadar yaklaşık 1 hafta suda bekletin. Ben alt toprağını seviyorum ,bulması kolay,ucuz ve diğer tüm malzemelerden daha iyi. Bazen de eser element karışımını,her 100 cm2 ye 10 ufak granül gelecek şekilde,pakette belirtildiği gibi ekliyorum. Bunu kullanırken dikkatli olun çünkü miktarı fazla kaçırmak olası. Çünkü 10 ufak granül toplam 0,12 gram(120 miligram) ediyor.Bu bir çay kaşığının 70 de 1 i kadar bir miktar!
Orta Tabaka: 2,5 cm yüksekliğinde hacimce 4 birim bahçe toprağına 1 birim sphangum bataklık yosunu karışımı. Bahçe toprağı yosundan 20 kat daha ağır olduğundan bu oran ağırlıkça 1,25% ediyor. Bu derinlik kesinlikle 2,5 cm kadar olmalı. Daha derin değil!(Notlara bakınız) Toprağın demirce zengin olduğuna emin olmak için bu karışımı 1 avuç dolusu mikronize demir ile karıştırın. Demir özellikle toprakta,özellikle de bahçe toprağınız gelişmekte olan bitkiler için uygunsa, onda bulunur. Eğer toprağın çok zengin olduğunu düşünüyorsanız kuum ile karıştırabilirsiniz(notlara bakınız).
En üst tabaka: 2,5 cm derinliğinde düzgün 2-3 mm taneli akvaryum kumu.

Bir kaya ile ağırlaştırılmış büyük bir tabak veya plastik parçasını akvaryumunuzun tabanına koyun ve yavaşça suyu,su tabağa hafifçe düşecek şekilde dökün. Eğer dolum esnasında suyu bulandırırsanız olduça yoğun bir bulanıklık oluşacaktır. Eğer böyle olursa suyu çekip yeniden dikkatlice doldurun.
Su derinliği 5-6 cm e ulaşınca bitkilerinizi dikin. Dikimi youn yapın. Öncelikle hızlı büyüyen bitkilerin ekimini yapın. Ben her 4 litre için 2-3 wattlık florasan veya metal Halide ışıklandırma öneriyorum.

Bit taban örtüsünün başarılı olabilmesi için iyi ışıklandırma ve bolca bitki gereklidir.

Kurulumun başlangıcında tankınızdaki suyun ¼ ünü sıkça değiştirin. Başlangıçta peat bolca hümik asit salınımı yapacak ve su renginiz sarıya dönecektir. Aktif karbon filtrasyonu sudaki sarılığın azalmasına ve aynı zamanda fazla demirin sudan alınmasına yardımcı olacaktır. Her su değişiminde değiştirdiğiniz suyun miktarına göre gübre ekleyin. Sonradan peat hümik asit salınımını azalttıkça su değişimlerinin sıklığını da azaltabilirsiniz. Su değişim sıklığı,özellikle yılda bir iki kez NPK gübreli kil topları eklediğiniz sürece , birkaç haftada bir şeklinde olabilir.

Nitrat ve fosfat test kitleri işe yarardır ancak gerekli depildir. Eğer fazla organik materyal veya zengin bir toprak kullandıysanız ilk olarak yüksek nitrat,fosfat ve amonyak değerleriyle karşılaşabilirsiniz. İlk ay boyunca amonyak değerlerini dikkatlice gözlemleyin çünkü amonyak,zengin substratlardan salınım eğilimi gösterir.Özellikle fazla algi alarak ve budamaları yaparak belirli bir süre sonra aşırı zengin haldeki akvaryum taban örtüsü daha kontrol edilebilir olacaktır.

Yüksek kaliteli bir demir test kiti işe yarayabilir. Peat ve demir ilk aylarda ufak alg problemlerine yol açabilecek kadar demir salgılayabilir. Düzenli su değişimleri bu yönden önemlidir.

Gübre
Gübre için 3 bardak suyu büyükçe bir kapta kaynayana kadar ısıtın. Şunları ekleyin ve eriyene kadar karıştırın:
1.Çeyrek bardak potasyum sülfat
2.Çeyrek bardak magnezyum sülfat(epsom tuzu)
3.1/8 bardak potasyum nitrat (Oldukça yaygın bir gübre)

Bu karışımı 750 ml lik bir şişeye koyup serin bir yere kaldırın. Bazen buzdolabındayken kristaller oluşabilir bu yüzden yarım çaykaşığı muritarik asit ekleyip rafa kaldırın.

-Başlangıçta her 20 litre akvaryum suyu için 1 çaykaşığı karışımdan ekleyin.
-Her su değişiminde de değiştirdiğiniz her 20 litre su için 1 çay kaşığı karışımdan ekleyin.
-Başlangıçta her 40 litre su için 2 çaykaşığı kalsiyum karbonat ekleyin. Eğer musluk suyunuzun sertliği 4 gh ın üzerindeyse bu adımı atlayın.
-Her su değişiminizde değiştirdiğiniz her 40 litre su için 1 çaykaşığı kalsiyum karbonat ekleyin. Eğer musluk suyunuzun sertliği 4 gh ın üzerindeyse bu adımı atlayın. GH notlarına bakınız.
-Gübrenizin eser element içermediğine dikkatinizi çekerim. Bu elementler toprağınız tarafından karşılanacaktır.

İpucu: Kalsiyum karbonatı 1 kavanoz su ile karıştırın ve karışımı gece ışıklar kapalıyken akvaryuma ekleyin. Birkaç saat bulanıklık olacaktır. Bitkilerin yapraklarında ince bir tabaka halinde depolanacaktır ancak suyunuzdaki çözünmüş co2 sayesinde yavaşça eriyecektir.

Karbondioksit: (CO2)Yüksek ışıklandırmalı bir tank için co2 enjeksiyonu çok önemlidir. Yüksek ışıklandırma ve co2 yi tercih ederim çünkü besinler,ışık ve karbondioksit arasındaki dinamik dengeyi sağlamak için bitkilerin gerçekten aktif bir şekilde büyüyor olması gerekir.

Karbondioksit enjeksiyonunu mantar(maya) metodu ile veya mikro akış valfi bağlı co2 tüpüyle sağayabilirsiniz. Işıklandırma ve co2 ile ilgili internette heryerde bulunabilen mükemmel bilgileri tekrarlamayacağım. Her 4-6 sn için 1 baloncuk oluşmasını sağlayın. Ben co2 yi kafamotoru ile vermeyi seviyorum. Kafa motorunun girişine bir sünger filtre koyuyorum ve su yüzeyini hareketlendirecek diğer filtreleri kullanmıyorum. 100 lt ve altı ufak tanklar için her 8 sn için 1 baloncuk yeterlidir. Daha büyük tanklar için her 4-6 sn için 1 baloncuk kafi gelecektir. Kafamotoru transferin olmasını ve bitkilerinize transfer olan co2 oranının artmasını sağlar.

Işıklandırma: Bitkili bir tankın başarısı için yeterli ışıklandırma çok önemlidir. Benim web sayfalarımdaki akvaryum örnekleri gerekenden çok ve alg kontrolü yapılabilecek kadar ışıklandırılmıştır. Ben uygunluklarından ve kapak yapmaya gerek olmadığından dolayı metal Halide sistemleri tercih ediyorum. Eğer maliyet bir sorunsa ve ectra sıcaklığı minimumda tutmak istiyorsanız size elektronik balastlarla birlikte kullanılan GE-SPX-50 gibi T8 lambalarını öneririm. Tipik bir 45 cm derinliğindeki akvaryum için ,her 4 litre başına 1 watt hesabı iyi bir gösterge olacaktır. Crypt ve Swordlar için her 4 litre başına 1,5 watt uygun gelir. Daha hızlı büyüyen bitkiler için 4 litre başına 3 watt kullanabilirsiniz. Eğer mevcut besinler sınırlıysa fazla ışık,fazla büyüme anlamına gelmez. Bazen sudaki bir doz kalsiyum veya potasyum ,co2 enjeksiyonu,bir iki kil gübre topu mevcut ışıklandırmanızla büyüme hızında sıra dışı bir artış anlamına gelir. (watt/litre oranlarına uyduğunuz takdirde)

Unutmayın, aşırı ışıklandırma Cryptleri belirli bir noktadan daha fazlasına büyütemez,büyüme hızını belirli bir noktadan fazlasına artıramaz. Spektrum ve yoğunluk bazı Crypt türlerinin renklenmesinde etkilidir. Cryptler aynı zamanda aşırı ışık şiddetinde erimeye meyillidirler. Öte yandan düzenli kalsiyum eklemenin Cryptlerin erimeye direnmesine yardımcı olduğunu gözlemledim. Bu durum özellikle peat ve yapraklar kumda kullanılan hümik asitçe zengin olduğunda geçerlidir.

Taban Örtüsünü Zenginleştirmek: Kılıç ve büyük cryptler gibi çok beslenen bitkilerin kum verimliliğini artırmak için 1,25 cm çapında kil topları ve 10 granül 14-14-14 gübresi hazırlayın. Bunları kuruyuncaya kadar bekletin ve çok büyüyen bitkilerin köklerinin yakınına 1-2 tane koyun. Büyüme oranları azaldıkça(yaklaşık 6 ayda 1) bu işlemi tekrar edin. Her kil topu 300 mg nitrat ve yaklaşık 70 mg fosforik asit anlamına gelen 70 mg nitrojen içerir.

Notlar
GH(henel sertlik) doğal suda bulunan kalsiyum ve magnezyumun ölçüsüdür. Bu ölçütü kullanıyorum çünkü GH a dayalı birçok test kiti mevcut. 1 derecelik GH 17,9 mg/L CaCO3(Kalsiyum karbonat) a eşittir. Eğer musluk suyunuz için 70 mg/L gibi bir CaCO3 değerine sahipseniz kalsiyum eklemenize gerek yoktur. Kalsiyum konsantrasyonu olarak tanımlanan yaklaşık olarak 30mg/L kalsiyumdur. Birçaykaşığı (5ml) kalsiyumkarbonat 4 gram gelir. 50 litre suya bir çaykaşığı konulduğunda ise konsantrasyon 80mg/L eder. Bazı kaynaklar 1 çaykaşığı CaCO3/50L yaklaşık olarak 40mg/L etmektedir. Benim hesapladığım,havadan su emdiği için daha fazla çıkmış olabilir.
Kimyasal Madde Kaynakları:
-Büyük bahçecilik merkezleri mikronize demir ve pişirilmiş eser elementleri bulundurabilirler.
-Eczaneler epsom tuzları ve diğer birçok çeşit kimyasalı size sunabilirler.
-Çömlekçilerde büyük torbalarla kalsiyum karbonat bulabilirsiniz.
-Havuz maddeleri temin eden yerlerde gübre kimyasallarını bulabilirsiniz.

Mikronize demirin peat ile beraber kullanımı,demir konsantre ve bolca mevcut olduğunda deneysel olabilir. 4 aylık deneyimim gösterdi ki hümik asite tutunmuş demir,ciddi alg problemlerine neden olacak derecede salınmamaktadır. Yetiştirdiğim bitkiler(Cryptocorynes, Hygrophila polysperma, Bacopa, Rotala, Aponogeton crispus, Saggitaria, Echinodorus, Heteranthera zosterifolia) demir zehirlenmesinin belirtilerini göstermediler. Normal toprağı ilk olarak mikronize demir olmadan kullanmanızı öneririm. Eğer mikronize demir kullanacaksanız,alana dağıtarak kullanın. Filament alglerin oluşmamasının önlemini bu şekilde alıyorum.
-Organik materyal ve gübre toprağı yüzeye yakın,2,5 cm kadar ince bir tabaka halinde kullanılmalıdır çünkü derin tabakalar daha az oksijen alır ve redox potansiyeli düşer böylece anaerob bakterilerce toksin oluşması ihtimali artar. 2,5 cm malzeme kalınlığı yeterli redox potansiyelini sağlar ve uzun ömürlü indirgenmiş ve çözünebilir demir kaynağı teşkil eder.
-Toprak ve/veya peat malzemeleri akvaryum hobisinin başlangıcından beri birçok şekilde kullanılmıştır bu yüzden ben onları “kanıtlanmış” olarak sayıyorum. 3 yıldır çeşitli toprak türlerini başarıyla kullanmaktayım. Bu makale nasıl güvenli bir şekilde verimli bi bitki tankı oluşturulabileceği konusuna odaklanmıştır. İnsanlar birçok çeşit toprağı kullansalar da, başarıyı nasıl tekrarlayacağımıza dair yeterli bilgiye sahip değiliz. Toprakların içerik yönünden birbirinden ayrıldığını aklınızın bir köşedinde tutun. Değerleri ölçmek ve bunları bir tarafa not etmek sonradan referans alabilmemiz için iyi bir yöntemdir. Amonyak,nitrat,fosfat ve demir konsantrasyonlarına dair tutulmuş düzenli notlar çok bilgilendirici olacaktır. Bunun gibi notlar tuttuysanız ve bunları bizimle paylaşırsanız çok sevinirim.
-Bir taban örtüsü ne zaman “çok zengin” dir? Sizlere çürümüş,bir seneyi aşkın süredir gübre kullanılmakta olan toprakları önermiyorum. Bahçe dükkanlarında satılan torba gübreler uygun değildir çünkü besin ve organik materyallerce çok zengindirler. İlk denemeniz için en uygun toprak,yıllardır üzerinde çim büyüyen iyice kurumuş bir yerden aldığınızdır. Eğer gerçekten yüksek gelişim istiyorsanız,daha fazla gübre kullanabilirsiniz ancak bu ciddi alg problemleri ile karşılaşmanız anlamına gelecektir. Çok zengin gübrelerin akvaryuma yerleştirilmesinden sonraki bir ay boyunca amonyak salınımı da olmaktadır.
-Eğer yaşadığınız yerdeki toprağın yeterli gelmeyeceğini düşünüyorsanız,paket gübreleri çok zengin olmalarına rağmen fazla oranda kum ile karıştırarak da kullanabilirsiniz.
-Gübrenin eser element içermediğine dikkatinizi çekerim. Bu eser elementler başlıca kullandığınız toprak tarafından sağlanacaktır. Bazen yaşadığınız yerdeki toprak bakır,çinko,bor gibi madenler içermeyebilir ancak bu tür topraklar çok nadirdir. Bölgenizdeki yerel bahçe uzmanları sizi bu konuda bilgilendireceklerdir. Bu tğr durumlarda eser element katkılarını en alt tabakadaki toprağınızla karıştırmanız güvenli ve yeterli olacaktır. Azı fazlasından iyidir.
-Musluk suyunuz sertse ve kalsiyum karbonat takviyesi yapmıyorsanız düzenli su değişimleri ile yeterli kalsiyum olup olmadığından emin olabilirsiniz. Peat,kalsiyumu emecektir. Düzenli su değişimleri ilk aylarda hümik asit ve hümik aside bağlı demirin oluşmasını engelleyecektir.
-Eğer musluk suyunuzun 10ppm den fazla magnezyum içerdiğini biliyorsanız,gübreden epson tuzlarını çıkarabilirsiniz. Aynı durum nitrat ve potasyum için de geçerlidir. 50 ppm üzeri kalsiyum değerleri yeterli gelecektir.
-Bazı topraklar magnezyumun yanında kalsiyum karbonat ve kalsiyum sülfat da içermektedir. Bunlar kalsiyum oksitli topraklardır ve oldukça alkali yapıdadırlar(bazik). Kabarcıkla asit testini uygulayabilir veya su örneğinin ph ını ölçebilirsiniz. Peat in hümik asit içererek stabil bir ph sağlaması ve fazla kalsiyum ve magnezyumu emmesi sayesinde bu tür topraklar pek problem oluşturmayacaktır. Bu tür topraklar demir azlığına daha çok yatkındırlar.
-Başlangıçta,ilk iki ay için bazı topraklar belirgin şekilde nitrat,amonyak,fosfat ve demir salınımı yaparlar. İlk 4 hafta besin salınımı en fazladır ve 10 haftaya kadar azalarak sabit hale geçer. Bu,özellikle bitki yapraklarında yeşil noktacık algleri oluşumuna neden olur. Bu gibi problemler toprağı 20 litre suda bir iki hafta bekleterek nitrojen ve fosforun büyük kısmını salmasını sağlayarak önlenebilir. Toğrağı peat ve mikronize demirle karıştırmadan önce iyice kurulayın. Geçiş döneminde peat de hümik asidi azaltmak için bu yöntemle muamele edilebilir. Bu gibi ıslak karışımları kullanırken,karışımı dikimden önce,tank su dolu iken karışımı tanka boşaltıp toprak ve peat içeriğinin suya salınmasını sağlamak gerekir. Peat i kuruyken tartın çünkü oranlar oldukça önemlidir.

Çevirmenin Notları: Peat(turba) hobide terimsel bir mana aldığı için Türkçesini kullanma gereği hissetmedim.
Şelasyon: Bir kimyasalın ortamdaki özel bir element veya bileşik ile zayıf kimyasal bağlar kurarak onu çözünebilir veya çözünemez hale getirmesi olayıdır. Diş hekimliğinde ve biyokimyada kullanılan EDTA(etilen daimin tetraasetikasit) çok güzel bir şelasyon ajanıdır. Demiri ve kalsiyumu bağlar.

 





 

 

Mesaj Gönder