Altın akvaryum ( Omurgasızlar )

                                                             Bitki Galerisi | Balık Galerisi | Kuş Galerisi | Video Galerisi

                    Genel                                                              Discus Özel                                        Labirentler

                    Malzemeler                                                Canlı Doğuranlar                          Diğer balıklar

                    Bitki Dünyası                                            Cichlidler                                           Amerikan Tetraları

                    Deniz Dünyası                                          Sazansıgiller                                     Omurgasızlar
 

Omurgasızlar

Sayfa Başlıkları:

 • Cüce Karides Bakımı • Elma Salyangozları (Pomacea bridgesi) • Hyalella azteca (Meksika Tatlı Su Karidesi) • Karideslerim neden ölüyor?
• Meksika cüce portakal kereviti (Cambarellus patzcuarensis) • Neden yavru veya genç karides almalıyız? • Semender akvaryumları nasıl olmalı?

 

 • Cüce Karides Bakımı

Karidesler kendileri için hazırlanmış uygun nitelikteki akvaryumların en muhteşem yaratıklarındandır. Yapılan en büyük hatalar karidesleri alıp karma tanklara koymaktır, bu durum çoğu zaman karidesin bir daha görünmemesi ile sonuçlanır. Bu tip uygun olmayan karma tanklarda bakılan karidesler daima saklanır, balıklar yakaladıkçada karideslerinize vurur. Bu durum karşısında er yada geç karidesleriniz stressten yada yaralanmadan dolayı ölecektir. Karidesler yalnızca kendi türleri ile ya da uygun diğer türlerle beslenmelidir (onları yiyemeyecek kadar küçük olan türler). En uygun akvaryum arkadaşları Otocinclus, Cories ve plecos lardır (çöpçü, vatoz vb). Diğer tüm balık türleri eğer anaçları yanında değilse yavru karidesleri yiyecektir.

Peki hangi tür tanklar cüce karideslerin beslenmesi için uygundur?
Akvaryumumuz en az 30-40 litre olmalıdır, elbette ne kadar büyükse o kadar iyi ancak tankınız çok büyük ve içinde çok az sayıda karidesiniz varsa çoğu zaman onları göremeyebilirsiniz. Bu yüzden büyük tanklarda görsellik için yüksek sayıda karides beslemek en doğrusu olacaktır. Hemen her tür kum uygundur, eğer PH la ilgili sorun yaşarsanız akvaryumunuzun bir köşesine yada dış filtre kullanıyorsanız bunun içine mercan kırığı koyabilirsiniz. Karidesler kurutulmuş kapata yaprağı ve meşe yaprağını kemirmeye bayılır, suyuda kahverengileştirceği için daha huzurlu olurlar. Bu yapraklar akvarum içerisinde özümsendikçe yenileri ile değiştirilmelidir, yaprakları kendiniz temin edecekseniz doğa kirliliği olmayan yerlerden bulmaya özen göstermelisiniz, aksi taktirde karidesleriniz zarar görebilir.

Bitkiler karides tanklarının su değerlerini düzenlemesi için son derece önemlidir. Birçok karides türü su parametrelerindeki ani değişimlerden kötü etkilenir. Özellikle hızlı büyüyen bitki türleri sudaki besinleri (nitrat vb) hızlı tükettikleri için doğal bir filtre görevi görür. Bitkiler arasında en iyi tür bu konuda Limnobium laevigatum yada diğer su üstü bitkileridir. Bunun nedeni ise otlamaya bayılan bu türlerin su üstü bitkilerinin kıla benzer köklerinide yemesidir. Diğer bir uygun bitki ise pekte hızlı gelişim göstermeyen Java Moss tur, bu bitki karidesler için hem yem hemde saklanma alanı oluşturur. Dekoratif saplı bitkilerde de Ceratophyllum demersum yada C. Submersum ve Egeria densa en iyi türlerdendir.

Cüce karidesler direk canlı bitki yapraklarını yemezler, özellikle bitki yapraklarında oluşan yosunlanmaları yedikleri için bol bitkili akvaryumlara konulurlar.

Yem konusunda atık olmayacak kadar (su değerlerini değiştireceğinden) her türlü yiyebilecekleri ebatta (pul vb) balık yemi verilebilir. Günde bir kez yemleme karidesler için yeterlidir.

Haftalık olarak %10-20 su değişimi karidesler için gerekli ve yeterlidir. Elbette sayıları su değişim oranında ve sıklığında büyük önem taşır. Su değişimi esnasında yeni su kesinlikle klordan arındırılmış olmalıdır, bunun için piyasada satılan su düzenleyiciler işinizi görecektir.

Akvaryumunuzda elbette bir ısıtıcı olmasında fayda var ancak yılın en soğuk döneminde bile akvaryumun bulunduğu oda sıcaklığı 21 C nin altına düşmüyorsa sorun yok demektir, tüm karides türleri 21-26 C arasında sorunsuz yaşar. Bazı türler daha yüksek yada düşük sıcaklıkları kabul edebilir 30 C gibi, ancak istisnalar kaideyi bozmaz.

Karidesler için en uygun filtreleme sünger filtreler ile yapılır. Yavruları bile çekemeyecek güçte olan bu filtrelerin etrafında toplanan atıklarıda yemeye bayılırlar. Eğer bu sünger filtreleri hava motoru değilde kafa motoru ile çalıştırıyorsanız, motor gücünün yüksek olmamasına özen göstermelisiniz. Bunun dışında filtreler kullanılacaksa emiş bölümlerine yavru boydaki karidesleri çekemeyecek şekilde süzgeç yerleştirebilirsiniz. Eheim “Classic” seri bu iş için uygundur. (Bana göre piyasadaki en iyi filtredir)

Eğer bu makalede yazanları uygularsanız karidesleriniz uzun süre mutlu bir şekilde yaşarlar. Bu arada karideslerle ilgili unutulmaması gereken birşeyde karidesler tarafından ısırıldığınzda bulaşan mikropun herhangi bir tedavisi olmadığıdır. Bu yüzden çok dikkatli olunmalıdır.
 

 • Elma Salyangozları (Pomacea bridgesi)

Elma salyangozları bakması kolay hayvanlardır. Saldırgan olmayan sakin balıkların olduğu akvaryumlarda bulunabilirler ve yosunları tüketip akvaryum ve havuzlarda faydalı olurlar. Haklarında düzeltilmesi gereken birçok yanılgı vardır.

Pomacea canaliculata gibi bazı türler bitkilere zarar verebilir. Bunların boyları daha büyüktür ve 1-2 gün içinde akvaryumdaki bütün bitkileri tüketebilirler. Fakat ben bitkili bir tank için mükemmel bir tür elma salyangozu olan Pomacea bridgesii’yi öneririm. Sağlıklı bitkileri yemezler ve sebzeye ve pul yeme bayılırlar.

”Altın elma salyangozu” olarak bilinen sarı bir ‘Pomacea bridgesii’ çeşidi

Pomacea bridgesii, kahverengi şeritli kabuğuyla

Pomacea bridgesii, mavi çeşidi

Pomacea canaliculata, sarı çeşidi

Beslenme

Pul yem ile dip balıkları için olan tablet yemler elma salyangozları için uygundur. Sebzelerin eklenmesi daha iyi olur-yüksek kalsiyumlu sebzeler kabuğun sağlıklı olmasına yardım edecektir. Benimkini taze fasulye, ıspanak, daha çok koyu yeşil yapraklı salata ve kabuklu bezelyeyle besliyorum.

Su

Ph 7 veya üstü olmalıdır. Daha düşükse, kabukta hasar meydana gelir. Aşınma işaretleri ve delikler görülecektir.

Aşınmış kabuğuyla 2.5 yaşında bir pomacea bridgesii.

Kabuğa yararlı olan diğer bir şey kalsiyumdur.*

Isı

Elma salyangozları birçok ortama uyum sağlayabilir. 22 ile 28 derece arasında herhangi bir değer uygundur. Ben 24 dereceyi tercih ediyorum.  

Dekorasyon

Elma salyangozları tırmanmaya bayılır bu yüzden keskin kenarların olmadığı bir dekorasyon harikadır.

Akvaryumun üstüne çıktıklarını ve balıksı solungaçlarıyla sualtında da solunum yapabilmelerine rağmen, tüpleri vasıtasıyla hava aldıklarını göreceksiniz. Üstte biraz yer bırakmak çok önemlidir. Ben, gezinmeleri ve yumurta bırakmaları için yetecek kadar yer sağlamak için üstten 7.5-10 cm kadar su eksiltiyorum. Eğer su çizgisini aşağıya çekmezseniz, salyangozlarınız strese girecek ve öleceklerdir.

Ayrıca tankın üstü kapalı olmalıdır çünkü çok aktiftirler. Düzenli olarak beslenmezlerse ve tankın kapağı açıksa, yem aramak için evlerini terkedeceklerdir.

Yumurta Kümeleri

2 saatlik Pomacea bridgesii yumurtaları, renkleri 1. günün sonunda belirginleşir.

 

yakın çekim

 

yavrular 2-3 hafta içinde çıkar...

 

yumurtalar kuruduğu için yavrular ölmüş

 

Bir elma salyangozu ya bir dişidir ya da bir erkektir, fakat ikisi birden değildir.

Su çizgisinin üzerinde küme halinde yumurtlarlar. Yumurtalar suya düşerse boğulacaklardır ama kururlarsa yine öleceklerdir o yüzden nemli bir ortam oluşturmalısınız.

www.applesnail.net adresindeki tartışma forumuna yumurta kümelerinin nasıl güvende olacağıyla ilgili bir sürü fikir yazılmıştır. Okuduğum fikirlerden biri yumurtaları tankta yüzmekte olan bir Styrofoam’a yumurtaları yerleştirmektir. Bir diğeri ise onları nemli kağıt havluyla beraber kapaklı bir plastik kap içine koymaktır (oksijen için %10’u açık olmak zorunda).

Yumurtalar 2-3 hafta içinde çıkacaklardır, çok küçük salyangozların suya girdiklerini gördüğünüzde. Yosunla ve küçük yem artıklarıyla beslenirler. Ben pul yemleri toz haline getiriyorum.

Eğer balığınız varsa (mesela japon balığı) problem şudur ki, bunlar yavru salyangozları yiyeceklerdir. Bazıları ufak bir yetiştirme tankını seçerler ama benim salyangozların kendi tankları var o yüzden bu konuda endişelenmiyorum.

Yavrular 10 cent boyutuna geldiklerinde nakil için hazırdırlar, buna karar verdiyseniz. Bir küme, herhangi bir yerde 30-100 yavru üretir.

Ölüm

Elma salyangozları 2-3 yıl yaşar.

Kötü bir koku varsa, yaşlı salyangozlara dikkat etmek iyi bir fikirdir. Bazıları zaman zaman uyuşuk olabilir bu yüzden ölü olup olmadığını anlamak için bir kalem alın ve ‘kapısı’ yakınına dokunun, eğer sıkıca kapanırsa hala yaşıyor demektir. Emin olmadığımda yaptığım bir başka şey ise akvaryumdan aldığım 2-3 lt suyla dolu ir kaba elma salyangozunu koymak ve beklemek. Hareket edip etmediğini görmek için 20 dakika kadar sonra bakın.

Diğer Balıklar

Elma salyangozu beslemeye karar verirseniz, tankı paylaşacak balıkları düşünmelisiniz. Çoğu balık salyangozları rahatsız etmez ama bazıları eder. Melek balıklarım salyangozların antenlerini yemeye çalıştı ve cüce guramim birine saldırdı. Melek balıklarıyla salyangozları hiçbir problem olmadan yaşatan insanlar tanıyorum bu yüzden her balığın farklı olduğunu düşünüyorum. Japon balıkları elma salyangozlarını cama çarpabilir.

 


• Hyalella azteca (Meksika Tatlı Su Karidesi)

Meksika tatlısu karidesleri kerevitler,su perileri ve karideslerle akraba olan kabuklulardır. Daha çok karides denebilir.
Tatlısu karideslerinin birçok türü var ancak burada Hyalella Azteca üzerine yoğunlaşacağız.
Meksika tatlısu karidesleri ırmak,göl,havuz gibi yerlerde yaşarlar. Nadiren nehirlerde görülürler. Sığ ve balık olmayan suları severler.
Hyalella azteca lar 0,5 cm e kadar büyürler. Zamanlarının çoğunu tabandaki kum ve çamur üzerinde geçirirler.
Beyaz,yeşil,mavi,kahverengi,kırmızı gibi renk varyasyonları vardır.
2 çift antenleri ve 7 çift ayakları vardır. Genellikle gece aktiftirler. Işığı zevmezler,bu yüzden gündüzleri bitki,taş gibi objelerin arkasına saklanırlar.Tabanda yürürler veya çok az üzerinde yüzerler. Yan yan yüzerler bu yüzden onlara yan yüzücüler de denmektedir. Herhangi bir yırtıcının gelmesi halinde tabana gömülebilmek için tabana yakın yüzerler.
Hyalella azteca hem etçil hem otçuldur. Kendi boylarındaki canlılara nadiren saldırırlar fakat sudaki ölü bir canlıyı hemen yemeye başlarlar. Ana besinleri mikroskobik bitkiler,canlılar ve çeşitli objelerin üzerindeki artıklardır. Sudaki ölü yaprakları,artıkları yiyerek sudaki diğer canlılar için sağlıklı bir ortam oluştururlar. Bir nevi leş yiyicidirler.
Hyalella azteca sıcaklığa bağlı olarak şubat ve ekim ayları arasında ürerler. Erkek karides dişiyi 1 gün ile 1 hafta arası bir süre sırtında taşır. Çiftleştikten sonra dişi karides yumurtalarını vücudunun altında saklar. Yumurtalar çatladıktan sonra karidesler anneleriyle birkaçgün kalırlar. Dişiler bir seferde 15 yavru verebilirler.
Hyalella azteca lar hayatları süresince en az 9 kez kabuk değiştirirler. Sıcaklık,besin,ve diğer şartlara bağlı olarak 3 ile 40 günde bir kabuk değiştirirler. Her değişimle birlikte daha da büyürler.
Sudaki çeşitli yırtıcılar tarafından tüketilirler. Favori yiyecek oldukları sürece suda pek rahat edemezler.
Karideslerin kabuklarında birçok çeşit alg ve protozoalar yetişir. Nematod ve tenyalar için güzel bir konaktır. Bu parazitler genellikle karideslere büyümek için uğrarlar. Ve daha sonra kuş ve daha büyük canlılara geçerler.
Ufak olmalarına karşın karidesler genellikle balıkyemi olarak kullanılırlar. Daha önemlisi Hyalella azteca lar sularımızın temiz olmasını da sağlarlar. Öte yandan iy bir göstergedirler. Bilim adamları suların temiz olup olmadıklarını anlamak için onları gözlemlerler.
 

 

• Karideslerim neden ölüyor?


Bu soruyu son zamanlarda oldukça sık duymaya başladım ve bununla ilgili olarak ölüme sebebiyet verebilecek ihtimalleri açıklamak istiyorum. Online olarak sipariş ettiğimiz yada bir mağazadan satın aldığımız karidesleri eve ilk getirdiğimizde herşey normal görünür. Çok uzun zaman geçmeden, belki saatler, günler yada nadiren haftalar sonra akvaryumda ölü bir karides buluruz, bunu diğer karideslerin ölümü izler. Ne yapacağımızı bilemeden panikleriz, işte bu makaleyi bu yüzden okumalısınız.

Genel olarak karidesler balıklardan daha hassas canlılardır, yaşadıkları ortamdaki anlık bir değişim onları ölümle bile sonuçlanabilecek strese sokabilir. Aşağıda bu durumla ilgili olarak bilmeniz gerekenleri açıklamaya çalışacağım.

KARİDESLERİN EVE GETİRDİĞİMİZDE HASTA OLMASI YADA STRESE GİRMELERİ
Tecrübelerime göre gerek vahş,i gerek çiftlik üretimi karideslere taşıma esnasında yeterli özen gösterilmiyor. Karidesler, mağazalarda son alıcılar için satışa sunulmasından önce birçok elden geçiyor. Bunlar arasında uçak, gemi yada karayolu yolculukları, ithalatçı, toptancı, ara toptancı, perakendeci sayılabilir. Bu esnada bile canlılarda ciddi oranlarda kayıplar oluyor. Hayatta kalan karidesler ise çoğunlukla ciddi oranda güçsüz ve hassas oluyor. Bu durumda alınan bir canlıyı yaşatmakta tam bir mücadele halini alır.
ÖNERİ: Mümkün olduğunca karidesleri saygın mağazalardan yada diğer akvaristlerden temin etmeye çalışmalıyız. Bu yolla en azından sahibi olduğumuz canlının bizden önce zayıf düşmemiş, huzurlu bir karides olma olasılığını artırırız. Özellikle vahşi karidesleri satın almamalı, bu türleri üretim olarak satan kişilere karşı da dikkatli olmayız, bu aynı zamanda karides ırkının kalitesini korumak içinde gereklidir. Hala bir çok karides türü bilimsel anlamda tanımlanmamıştır, bu türleri evlerimize bilinçsizce almak bazı varyasyonları sonsuza kadar yok edebilir. Amatörlerden satın alınan karideslerde genellikle stres ve ölüm nadir görülür, ancak bunlarında yaşlarına dikkat etmek gerekir.

SU KLORDAN ARINDIRILMIŞ OLMALIDIR
Şebeke suyuna, suyu mikroplardan arındırmak amaçlı klor eklenir. Ancak bu madde karideslerimizi zehirler ve sonuçta klor oranına bağlı olarak teker teker ölümler başlar.
ÖNERİ: Seachem Prime adlı ürünü satın alın (farklı markalarında klor giderici ürünleri bulunmaktadır). Suyu birkaç gün dinlendirmekte kloru dağıtmak için yeterli olacaktır. Kimyasal madde kullanımı yada suyu dinlendirmek, her su değişiminde suyu kullanmadan önce yapılması gereken bir işlemdir.

SU DEĞİŞİMİNDE SICAK SU KULLANIMI
Birçok akvarist su değişimlerinde akvaryum ısısının düşmemesi için özellikle soğuk havalarda sıcak su kullanır. Bunu takip eden kısa bir sürenin ardından karides ölümleri gözlenir.
ÖNERİ: Asla sıcak su kullanmayın. Sıcak su bakır, kurşun ve buna benzer ağır metallerin oranını artırır, bu da karidesler üzerinde olumsuz etki yapar.

ŞEBEKE SUYUNDA BAKIR VE KURŞUN SEVİYESİNİN YÜKSEK OLMASI
Soğuk su kullanımında bile, kullandığımız suyun bakır ve kurşun seviyesi yüksek olabilir. Sonuçta karidesleriniz yine gizemli bir şekilde ölebilir.
ÖNERİ: Kaliteli bir test kiti alın ve suyu test edin. Eğer suda bakır yada kurşun yüksek değerde değilse diğer ağır metalleride test edin. Diğer ağır metal testleri akvaryum hobisinde çok sık kullanılmadığında fiyatları yüksek olabilir, ancak alınmasını imkansız kılacak kadar değil. En iyi çözüm Ters ozmoz kullanımıdır (RO-DI) Bu sistemle sudaki hemen herşeyi uzaklaştırabilirsiniz. Buna alternatif olarakda bu ağır metalleri uzaklaştıran kimyasal yada filtreleri kullanabilirsiniz.

AŞIRI YEMLEME
Karidesleride tıpkı balıklar gibi günde birkaç kez küçük parçalar halinde beslersiniz. Başlarda karidesleriniz mutlu görünür ve yem zamanında yemleri kapmak için hızla ilerlerler. İlerleyen günlerde karidesleriniz renklerini kaybeder ve yine ölümlerle karşılaşırsınız.
ÖNERİ: Karideslere günde bir kez, birkaç dakikada tüketebilecekleri kadar yem verilmelidir. Karideslere ne kadar çok yem verirseniz verin bu yemlerle ilgilenirler, ancak bu onların gerçekten aç olduklarını göstermez. Üstelik yenmeyen yemler zamanla akvaryumda yosunlanma yapar ve su değerlerini bozar.

pH ÇARPMASI
Karidesleriniz gayet mutlu ve sağlıklı görünüyorlardır, herşey yolunda gidiyor gibidir. Bir gün karideslerinizin fazla hareket etmediğini, genelde oturduklarını görürsünüz. Herşey uygun ve sorun yok gibidir. Ancak pH değerini kontrol ettiğinizde bunun 6.0 ın altında olduğunu görürsünüz. Kısa süre sonra da ölümler başlar. Bunun üzerine ise pH yukarı çıkarmaya çalışırsınız. Bunun için gerekli kimyasallara başvurursunuz, ancak pH çok hızlı yükselir ve ölümler artar.
ÖNERİ: pH ın çok düşük olduğu durumlarda kimyasalları kullanmak yerne filtreye yada akvaryum içerisine mercan kırığı koyarak bu değeri yavaş yavaş yükseltmek gerekir. Bu yöntemle su değeri birkaç gün içerisinde yükselecek ve bu durumu karideslerin tolare etmesi kolaylaşacaktır.

BİR SEFERDE ÇOK FAZLA SU DEĞİŞİMİ YAPMAK
Bir anda çok fazla su değişimi yaparsınız ve bunun sonucunda bir yada iki gün içinde tüm karidesleriniz ölür.
ÖNERİ: Bir seferde çok fazla su değişimi yapılmamasının birçok nedeni vardır. Bunların ilki genellikle kış aylarında yaşanır, soğuk suyu akvaryumumuzdaki sıcak suyla karıştırınca karidesler sıcaklık şokuna girer ve ölürler. Bir diğer neden eklenen su ile akvaryum suyumuzun pH, kH, gH değerindeki farklılıktır (bu konuya bir üst paragrafta değinildi). Bu saydıklarımız en önemli nedenlerdir, bu yüzden su değişimleri hafatlık yada 2 haftalık olarak (%15-20) civarında olmalıdır.

YENİ BİTKİ ALIMI
Yeni satın aldığınız bitkileri akvaryumunuza yerleştirmenizi izleryen birkaç saat sonra (yada gün) karideslerinizin tamamı ölürse,
ÖNERİ: Hemen her akvaryum bitkisi çiftliklerde yetiştirilir ve bunlarda böcek ilacı kullanımı yaygındır ki bu durumda karidesler için ciddi zehirleyici etki yapar. Balıklar için bu durum büyük bir sorun teşkil etmesede, karidesler çok daha narindirler. Bitki satın aldığımızda bu bitkileri başka bir tankta günlük su değişimleri ile birkaç gün bakmalı, temizlemeliyiz. Bir başka yöntem ise diğer akvaristlerden bitki alımı yapmaktır.

BALIKLARA İLAÇ UYGULAMASI YAPMAK
Bu en çok görülen nedenlerden birisidir. Tankınız karides ve balıklardan oluşan karma bir akvaryum ise, balıklarınız hastalandığından uyguladığınız ilaçlar karidesler için ölümcül olabilir.
ÖNERİ: Kullanmak üzere olduğunuz ilacın maddelerini her zaman okuyunuz, eğer bakır içeriyorsa bu ürünü kullanmayınız, düşük dozajda bile sorun yaşarsınız. Elbette sadece bakır içerikli ilaçlar karidesler üzerinde etki yapmıyor, diğer ilaçlarında bir çoğunun uygulanması sonucunda karides ölümleri ile karşılaşılmıştır. Bu yüzden en uygun çözüm hasta olan balığa karantina uygulaması yapmaktır.

 


• Meksika cüce portakal kereviti (Cambarellus patzcuarensis)

Bu 3,5cm lik güzel ve nispeten barışçıl kerevit, Lago de Patzcuaro, volkanik bir krater gölü olan Michoacan, Meksika dan gelir. Vahşi olanları kararmış kahverengi ve paslı bir renktedir. Doğadaki saldırganlar yüzünden nadiren görülen parlak turuncu bir varyasyonuda vardır ve akvaryum ortamında sorunsuzca yaşar. Bazı kerevitlerde koyu rente boylamasına çizgiler bulunur, bazılarında ise bu çizgiler çok renkli olabilir, hiç çizgisi olmayan varyasyonlarda vardır. Hemen her tür su değerinde yaşayabilirler, pH 6,0-8,0 ısı 21-28 °C gibi. Eğer su çok yumuşaksa filtreye yada tabana pH artırıcı malzemeler koyulabilir.

Diğer kerevitlerin aksine C. Patzcuarensis’ ler bitkilere zarar vermez ve tabanlada çok az uğraşırlar. Hemen her tür şeyi yiyebilirler bunların içinde canlı yada donmuş kurtlar, karidesler, balık yemleri vardır. Hemen her küçük balıkla sorunsuz bakılabilirler, küçükde olsa yüzen yavrulara dahi zarar vermez, ancak yumurta ve ölü balıkları yada yüzemeyen larvaları yiyebilirler. Özellikle kabuk değiştireceklerinde saklanabilecekleri alanlara ihtiyaç duyarlar, yeni kabukları diğer kerevitlerin ve küçük balıkların dahi kırabilecekleri kadar savunmasız olur. Bunun için volkanik kayalardan oluşturulmuş küçük mağaralar oldukça uygundur. Makrankanta gibi loaches türleri ile kesinlikle bakılmamalıdır.

Yetişkin erkek sert kancalarıyla tanınırken, dişilerde bu daha yumuşaktır ve hemen bacaklarının yanından çıkar. Bunlarla 4 aylık olduktan sonra beslenmeye başlarlar.

Törensel kur yapmalarının ardından çiftleşen kerevitlerin yumurtları, koyu yeşil renkte 50 adet kadar olur. Dişi yumurtalarını karın bölgesine yakın bir noktada taşır. Milimetrik boyuttaki yavrular 2 haftadan sonra serbest bırakılır bunu izleyen 1 hafta sonunda da yavrular ayrı gezmeye başlarlar. Dişi kuluçka döneminde de beslenir, eğer yeterli düzeyde yemlenebiliyorsa yavrularına asla dokunmaz. Yavrularda boyutlarına uygun her türlü yemle beslenebilir, artemia bu iş için uygundur. Bitki kökleri yavru kerevitlerin saklanabileceği yerlerdir, burada da yosun vb türden şeylerle beslenebilirler, eğer saklandıkları yerlerde yavru sayısında çok fazla artış olursa, kerevitler bundan rahatsızlık duyar ve birbirlerine vurabilirler. Genellikle bu saldırılarda bacakları kopar ancak iyi beslenilirlerse bu bacaklar tekrar yerine gelecektir. Yavrular anaçlarla beraber büyütülebilirler, eğer ayırmak istenilirse dişi yavrularını bırakmadan ayırılmalıdırlar.
 

 

• Neden yavru veya genç karides almalıyız?

Başlığı okuyanlardan bazıları bu soruyu sorabilir. Evet, eğer paramda varsa neden tam olarak gelişmiş, olgun bir karides almayayım? diyebilir.

İşte yanıtı. Birçok cüce karidesin ömrü sadece 1, 2 yıl kadardır ve bu süre sonunda yapabileceğimiz hiçbir şey kalmaz. Satın aldığmız birçok karides Asya'dan ya da vahşi ortamlarından gelmektedir, bu yüzden kimse kaç yaşında olduklarını söyleyemez. Çoğumuzun bildiği gibi akvaryuma koyduğumz karidesler, en iyi bakımla bile kısa bir süre sonra ölebiliyor, bunun nedeni söylediğim gibi aldığımız karideslerin yaşlı olmasıdır.

Diğer taraftan, eğer karidesleri güvenilir, saygın bir yerden almışsak çabuk ölüm nedenleri arasında ilerlemiş yaş riski olmayacaktır. Bunlar, genç ve olgunluğa doğru hızla büyüyen, yaşamlarını rahat bir şekilde sürdürecek olan karideslerdir. Buna rağmen yine de dikkatli olmak gerekir, çünkü uygun şartlarda bakılmayan ve yeterli beslenemeyen karidesler aylarca aynı boyda kalacağından satıcıdaki yaşlı karidesleri genç sanıp alabiliriz. Burada riski en aza indirmek için satıcıyla ufak bir sohbete girip tür hakkındaki bilgisini öğrenmek işe yarayabilir.

Yavru boyda karides almanın bir diğer avantajı ise gençlerin, erişkinlere oranla yeni ortamlara adapte olmada daha az sorun yaşamasıdır bu nedenle strese bağlı ölümlerde en aza inecektir. Ayrıca grup olarak aldığımız karidesler akvaryum üretimi değilse aynı cinsde olmaları faydalıdır (nedenini bilmiyorum), eğer akvaryum üretimi ise erkek-dişi karışık alıp sorunsuz büyütebilirsiniz.

Yavru karides almanın dezavantajı ise, barışçıl da olsa birçok balığın ağzına sığabilecek kadar küçük olmaları ve zaman zaman filtreye girerek ölmeleridir. Bu yüzden akvaryumumuzda yavru karidesleri yiyebilecek büyüklükte balık olmamalı ve filtre girişide kapatılmalıdır (bu iş için küçük gözenekli bezler süngerler uygundur).

• Semender akvaryumları nasıl olmalı?





Semenderlerin oldukça hassas ve gözenekli bir derisi vardır. Çevre şartlarının değişimine çok duyarlıdırlar. Semenderlere bir akvaryum hazırlarken olabildiğince doğayı taklit etmek ve çoğu değeri gözlem altında tutmak gereklidir.

Semenderler için genel olarak 3 tip akvaryum düzenlemesi vardır.
1-Karasal
2-Yarı Sulu
3-Tam sulu ortam.

1-Karasal Tank:








Bu tip akvaryumlar karada yaşayan semenderler için kurulmalıdır. Akvaryumlarında hem aydınlık hem gölge yerler bulunmalı, zemin nemli-ıslak olmalı, zeminde yapraklar ve yosunlar bulunmalıdır. Yuva olarak taşlardan ve/veya küçük sopalar yerler hazırlanmalı, ayrıca istediklerinde gidebilecekleri küçük su göletleri bulunmalıdır. Karada yaşayan semenderler iyi yüzücü olmadıkları için bu gölet sığ olmalıdır. Eklenecek nemli taban, yosun ve su göleti ortamı nemli tutmaya yetecektir. Akvaryumun üzeri file gibi bir nesne ile kapatılıp, üzerine de nemi korumak, hava almasını da engellememek için %10'u açık kalacak şekilde plastik bir kapak konulmalıdır. Tabana malzemesi olarak toprak, yosun ve turba (turf, torf)harmanlanarak konulmalıdır. Bazı türler toprağı kazdığından toprağa yosun ve turba eklemek toprağı kolayca toplamasını sağlayarak canlıyı rahat ettirecektir. İstenirse bu katmanların en dibinde ince bir çakıl tabakası da serilebilir. En unutulmaması gereken ve semender beslerken en zorlanılan nokta taban malzemesi kirlendikçe bu malzemenin değişirtirilmesi gerektiğidir. Bu oldukça zahmetli bir iştir. Ne kadar az semender ve geniş alan olursa o kadar az kirleneceğinden akvaryumda fazlı canlı barındarmamanız iyi bir seçim olacaktır.

Semenderin evini hazırlarken; taş, toprak testi ve küçük sopalar kullanılabilir. Karada yaşayan semenderler günün çoğunu yuvasında geçirdiğinden yuvayı akvaryumun kenar kısmına koymanız onları görmenizi kolaylaştırır. Çok çekingen türler için yuvanın konulduğu camın kenarını siyah bir nesne ile kapatıp bakılacağında açmak iyi bir çözüm olacaktır.

2-Yarı Sulu Tank:







Bu tank su ve toprak maddelerini yaklaşık eşit oranda bulunduran bir kurulumdur. Suyun yeterince derin olması gerekir. Uzun zamanlı kullanım için bir pleksiglası eğimli olarak akvaryumunuzun ortasına silikonlayabilirsiniz. Böylece bu bölme toprak ve suyun birbirine karışmasını engelleyecektir. Kullınalacak kumun iri taneli olup semenderin derisine zarar vermeyeceğine emin olunuz.

Bir diğer önemli nokta semenderin kara,su arasındaki geçiş noktasıdır. Bu noktada rahat edebilmesi için pleksiglasın eğimi bize yardımcı olacaktır. Aynı zamanda suyun ortasında da odunlar kullanarak adacaıklar yapabilirsiniz.

Akvaryumun üzeri iyi kapatılmalıdır. Bazı semenderler şaşırtıcı derecede iyi zıplayabilir.

3-Tam Sulu Tank:
 







Axolotl gibi suya bağımlı yaşayan semenderler için böyle bir kurulum yapılmalıdır. Semenderler atık olarak amonyak salarlar. Bu yüzden akvaryumları oldukça iyi filtre edilmelidir. Akıntıya dayanıklı olsalarda suda fazla akıntı olmamasına dikkat edilmelidir. Kum kullanılacaksa taneleri normal boyutta olmalıdır. Küçükler yenebilir, büyüklerin ise yemler arasında kaybolabilir. Filtrenin yanında periyoduk su değişimleri ile su kalitesi iyi tutulmalıdır.

Nasıl Su Kullanılmalı?
Uzmanlar pet şişe ve damacanlarda satılan suları önermektedler. Çeşme suyu kullanılacaksa klor giderici atılıp en az bir gün bekletilmelidir. Yağmur suyu temiz olsa da pH'ı düşük olduğundan pH'ına müdahale yapmadan koymak iyi sonuçlar doğurmayacaktır. Havuz suları oturmuşluğu açısından iyi olsa da parazit gibi zararlı organizmaları bulundurması nedeniyle kullanılmamalıdır.

Filtreler:
Çakıl altı filtreler, dipte doplanmış pislikleri büyük bir verimle temizledikleri ve güçlü akıntı akıntı yaratmadıkları için her tip akvaryumda rahatlıkla kullanılabilirler. İç filtre, özellikle de dış filtre de filtrasyon işinde oldukça efektiftir. Fazla akıntı yaratmamasına dikkat ediniz ve temizlerken eski filtre malzemelerinden bir miktar aşılamak için yeni malzemelerin arasına koymayı unutmayınız. Akıntıdan etkilenmeyecek büyük türler için dış filtre en iyi seçim olacaktır.

Amonyak:
Amonyak semenderlerin asıl atığıdır. Ortamda birikmesine izin verilmesi oldukça tehliklelidir. Gidermenin en iyi yolu iyi bir filtrasyon ve haftalık %25 su değişimleridir. Su değişimini yavaş yavaş yapın. Her ne kadar iyi şartlara doğru sürüklesenizde ani değişimler canlıları etkileyebilir. Hiç bir zaman %100 su değişimleri yapmayınız.

pH ve Su Kalitesi:
Semenderler için en iyi pH 6.5-7.5 arasıdır. Eğer semenderi doğadan yakaladıysanız yaşadığı bölgedeki suyun opH'ını ölçüp akvaryumuzu ona göre kurmanız, semenderi de alıştıra alıştıra yeni evine koymanız gerekmektedir. En azından turnusol kağıdı yardımıyla pH'ı 4-5 günde bir kontrol etmelisiniz. Atıklar pH seviyesini aşağı düşerecektir. Eğer semenderiniz pH seviyeinden rahatsız olmuşsa genelde gezmediği yerlerde gezer, rahatsız ve uyuşuk görünür, kas tonusunu kaybeder.

Sıcaklık:
Tropik bir beslemediğiniz sürece ısıtma probleminiz olmayacaktır. Pek çok semender 10-20 derece arasında hayatını sürdürür. Eğer ortam çok sıcaksa ve serin bir yere götürme şansı yoksa yavaş yavaş soğuk su eklemek, buz kalıpları yerleştirmek gibi yöntemler uygulanabilir. Eğer akvaryumu ısıtmak gerekiyorsa su altında çalışan ısıtıcılar kullanılmalıdır. Diğer ısıtıcılar semenderlerin üzerlerinin nemli kalmasını zorlaştırır.

Işık:
Eğer ışık gören bir pencere kenarına koyma şansınız varsa bu onlar için en iyisi olacaktır. Eğer akvaryumda bitkiler varsa ona göre ışıklandırma gerekcektir. Günde 10-12 saatten fazla ışıklandırma yapılmamalıdır. Semenderler zayıf ışıktan daha fazla hoşlanır. Zaten güçlü ışık üzerlerindeki nemi azaltacaktır.

Temizleme:
Temizlik çok önemlidir. Haftalık %25'lik su değişimleri ve aylık filtre temizliklerinin yanı sıra akvaryuma konulacak yeni nesnelere de dikkat edilmelidir. Taş, odun gibi nesneler iyice temizlenilip kurutulduktan sonra akvaryuma konulmalıdır. Dezenfektan kullanılmamalıdır, kalıntıları semenderi zehirleyebilir.
 

 

Mesaj Gönder